top of page

Trafik Kazalarında Hukuki Sorumluluk Ve Sigortanın Sorumluluğu Nedir?

Trafik kazası, Karayolları Trafik Kanununda (KTK) karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olay şeklinde tanımlanmıştır. Buradan hareketle trafik kazalarını neticelerine göre üç ayrı başlık altında inceleyebiliriz: ölümle sonuçlanan, yaralanmayla sonuçlanan, zararla sonuçlanan trafik kazaları. Bir kişi kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak bir başkasını zarara uğratırsa tazmin borcu doğar. Kişiler uğradıkları zararların giderilmesini tazminat davaları ile talep ederler.

Sigorta, bazı risklerin meydana gelmesi sonucu sigorta konusu olan şeyde meydana gelebilecek zararların teminat altına alınması demektir. Yani önceden o zarara karşı önlem alınmasıdır. Türk hukukunda kanun gereği trafik sigortası yaptırmak zorunludur ve Trafik sigortası yaptırma zorunluluğu, genel itibariyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda düzenlenmiştir. Trafik sigortası diğer bir adıyla “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası”dır. Trafik sigortası ile sigorta ettirenin, rizikonun (tehlikenin) gerçekleşmesi sonucu uğrayabileceği zararlardan kurtulması, bu sonuçları onun için başkasının üstlenmesi amaçlanmaktadır. Trafik sigortasında, motorlu araç işleticisinin sorumlu olması gereken ve üçüncü kişilere veya araçlara verilecek olan zararı sigorta şirketi karşılamaktadır. Yani işletenin sorumluluğunu sigorta şirketi üstlenmektedir.


Trafik Kazalarından Doğan Hangi Zararlar İstenebilir?

Trafik kazası nedeniyle tazminat davasının hukuki dayanağı, yukarıda bahsettiğimiz gibi, trafik kazasının bir haksız fiil sorumluluğu doğurmasıdır.

Konumuzla bağdaştırırsak, ölümle sonuçlanan trafik kazalarında, ölen kişinin destek verdiği bireyler, kişinin vereceği destekten mahrum kaldıkları için destekten yoksun kalma tazminatı, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri, cenaze ve defin masrafları, ölenin yakınları yaşadıkları elem, üzüntü ve ızdırap neticesinde manevi tazminat talep edebilirler. 'Destek verdiği bireyler’ kısmında belirtmemiz gereken nokta, ölen evliyse eşi ve çocuklarına, bekar ise anne ve babasına destek verdiği karine olarak kabul edilir. Yani, bu kişilerin ölenin desteğinden yararlandıklarını ispat etmelerine gerek yoktur. Ölenin nişanlısı, halası,teyzesi vb. gibi herhangi bir yakınının trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmesi için ölen kişiden yaşarken destek aldığını ispatlaması gerekir. Yaralanma meydana geldiyse, kişi, yaralanması sebebiyle çalışamadığı ve kazançtan yoksun kaldığı için uğranılan kazanç kaybının tazminini, her türlü tedavi masrafını talep edebilecek; eğer sakatlık oluştuysa, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan zararların tazminini isteyebilecektir. Bunların yanında manevi tazminat talebinde de bulunabilecektir.

Yaralanan kişinin yakınları hiçbir şekilde maddi tazminat talebinde bulunamazlar. Ancak, yaralanan kişi ağır bedensel bir yaralanma veya uzuv kaybına maruz kalmışsa bu halde yaralanan kişinin yakınları manevi tazminat talebinde bulunabilirler. Yargıtay uygulamasında “ağır bedensel yaralanma”, yaralanan kişinin uzuv kaybı yaşaması veya hayati fonksiyonlarını yerine getirememesi olarak kabul edilmektedir. Sadece zararla neticelenen trafik kazalarında ise maddi zararların tazmini, araçtaki değer kaybının tazmini ve manevi tazminat talep edilebilir.

Tazminatın hesaplanmasında zararların tam olarak tespit edilmesi çok önemlidir, hasarlar tam olarak ispat edilemezse daha düşük tazminat miktarlarıyla karşılaşılacaktır. Özellikle manevi tazminat soyut bir kavram olduğundan mağdurun uğramış olduğu zararların net ve çok iyi bir şekilde, delilleriyle birlikte ortaya konulması gerekmektedir. Sürecin avukatlar aracılığı ile sürdürülmesi sürecin hatasız şekilde işlemesini sağlayacaktır.

Kimler Tazminat Davası Açabilir?

Trafik kazası mağduru hayatta ise bizzat kendisi maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Mağdur vefat etmiş ise onun vefatı ile maddi ve manevi zarar gören yakınları, annesi, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı, bakım ve desteği altındaki kişiler maddi ve manevi zararlarının tazmini için dava açma hakkına sahiptirler. (Destekten yoksun kalma tazminatı için yapılan ayrımı yukarıda belirtmiştik.)

Mağdur ölmeden evvel tazminat davası açtıysa yine bu kişiler davaya devam edebilirler.

Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davasını Kimlere Karşı Açabilirim?

Trafik kazası bir haksız fiil sorumluluğu doğurmaktadır yani haksız fiil olarak kabul edilmektedir.Bu nedenle maddi ve manevi tazminat davası haksız fiil sorumlularına karşı açılır.Ancak, trafik kazalarında haksız fiili bizzat işleyenler dışında da tazminat sorumluları vardır. Yazımızın amacı sigorta şirketlerine dava açma hakkında bilgi vermek olsa da, kimlere karşı dava açılabileceğinin bilgisini vermeyi gerekli gördük. Aracın sürücüsü, aracın sahibi ve aracın işletenine karşı maddi manevi tazminat davası açılabilir.

Sadece Sigortacıya Dava Açılabilir Mi?

Kaza nedeniyle mağdur olan kişiler çeşitli nedenlerden dolayı araç sürücüsüne karşı dava açmak istemeyebilir. Bu durumda araç sürücüsüne dava açmadan, sadece sigorta şirketine dava açmak suretiyle meydana gelen zarar tazmin edilebilir. Karayolları Trafik Kanunu Madde 97 "Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya dava da açabilir.” hükmünü içermektedir.

“Trafik kazasına karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) veya poliçe kapsamına göre İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (Kasko Sigortası) hangi sigorta şirketi tarafından yapılmışsa, o sigorta şirketi de ölüm, yaralama veya diğer zararlardan sorumludur.”

Bu maddede yazan sigortaları inceleyerek, zarara uğrayanın, karşısında muhatap bulamadığı hallerde ne yapacağı konusuna bakalım.

Zorunlu Mali sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin, 3. kişilere verdiği zararı karşılamak üzere oluşturulmuş, araç sahibi olan ve trafiğe çıkan herkesin yaptırması gereken zorunlu bir sigorta türüdür. Zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmayan araçların trafiğe çıkması yasaktır. Bu trafik sigortası işletenin 3. kişilere verdiği zararları karşılamaktadır. Araçta bulunan kazaya sebebiyet veren şoför hariç yolcular da üçüncü kişi olduğundan, sigorta şirketine dava açabilirler. İşletenin kendisine gelen zararlar sigorta kapsamı dışındadır.

Sigortalı aracın tek taraflı maddi hasarlı bir kaza yaptığı örneğini ele alırsak, burada sigortalıya ait araç 3. bir kişiye zarar vermediği için, bu araçtaki maddi zarar sigorta kapsamı dışındadır. Zorunlu Trafik sigortasında; sigortacının(sigorta şirketinin) sorumluluğu limitle sınırlıdır. Diğer bir deyişle, limitin üzerindeki zarardan sorumlu değildir.

​Araç sürücüsünün zarar görmesi halinde (mesela ölümü) sigorta şirketinden tazminat talep edilebilecektir. Ancak araç sahibi ile sürücü aynı kişi ise veya sürücü kusurlu ise sigortadan faydalanamaz.

Diğer Bir Sigorta Türü: İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Nedir? (Kasko Sigortası)

Bu sigorta poliçesinin özelliği, sigorta tazminatının zorunlu mali mesuliyet sigortası için öngörülen limitlerin üzerinde tespit edilmesidir. Motorlu araç işleteni, zorunlu sigortasını yaptırdıktan sonra dilediği tutarda ihtiyari mali mesuliyet sigortası yaptırabilir.

İhtiyari mali mesuliyet sigortasına müracaat edebilmek için zararın mecburi mali mesuliyet sigortası limitleri üzerinde olması gerekir. Zorunlu mali mesuliyet sigortasında olduğu gibi, sorumluluğu azaltan ya da kaldıran sözleşme hükümlerinin 3. kişilere karşı etkisi olmayacağı, zarar görenin doğrudan müracaat ederek ya da dava açarak sigorta şirketinden zararını isteyebilir.

İhtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamına giren zararın sigortaca ödenebilmesi için öncelikle mecburi mali mesuliyet sigortasına müracaat edilmiş ve mecburi mali mesuliyet sigortası limitleri içindeki zararın ödenmiş olması ve zarar miktarının mecburi mali mesuliyet sigortası poliçesinde belirtilen limitler üzerinde olduğunun sübut olması gerekir.

Zarara uğrayanın, karşısında muhatap bulamadığı hallerde zararını sineye çekmesi hukuka uygun değildir. Bu nedenle zarar gören 3. kişilerin başvurabileceği: Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı (Garanti Fonu) vardır.

Zorunlu mali mesuliyet sigortasına tabi olması gereken, ancak sigorta yaptırmamış ya da plakası tespit edilememiş bir aracın verdiği zararlarda, sigortayı yapmış sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde zararı ödenmeyen kimselerin; kişiye ya da mala gelen zararları işletenin sorumluluğu kurallarına göre zorunlu sigorta tazminat limitleri dâhilinde garanti fonu kapsamına alınmıştır. Fon, Türkiye Sigorta ve reasürans şirketleri birliğine bağlıdır.

Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı(Garanti Fonu) Karşıladığı Zararlar ve Şartları Nelerdir?

a-Kaza yapan aracın tespit edilememiş olması halinde; kişiye gelen bedensel zararlar, ölüm halinde destek zararı, yaralanma halinde tedavi giderlerib-Motorlu aracın sigorta yaptırmamış olması halinde; kişiye gelen bedensel zararlar, ölüm halinde destek zararı, yaralanma halinde tedavi giderleric- Sigortayı yapmış sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde; bu durumda hem mala hem de bedensel zarara ilişkin zararlar ödenir.d-Çalınmış ya da gaspedilmiş aracın kazaya neden olması halinde KTK 107. maddede öngörülmüş durumlarda (kişiye gelen zararlar) burada garanti fonunun zararı karşılaması için araç sahibinin aracın çalınmasında veya gaspedilmesinde hiçbir kusurunun bulunmaması şartı aranmaktadır. Araç sahibi kusurlu ise garanti fonu sorumlu olmaz. Aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan sigorta şirketi sorumludur.

Sigorta Şirketi Tazminatı Kaç Günde Ödeyecek?

Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi (m.99): Sigorta şirketi, hak sahibinin kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren poliçede belirlenen sınırlar dahilinde kalan miktarı 8 (sekiz) iş günü içinde ödemek zorundadır.

Sigortaca Yapılacak Ödeme Mahiyeti; sigorta şirketinin zarar görene yapacağı ödeme maktu bir ödeme değildir. Zarar görenin gerçek zararı sigorta şirketince ödenecektir. Ancak yapılacak ödeme de, sigorta poliçesinde belirlenen limitle, sınırlı olup, sigorta şirketi limitin üzerinde ödeme yapmayacaktır.

Sigortacıya (Sigorta şirketine) Karşı Tazminat Davasında Zamanaşımı Süresi Nedir?

a-Zarar görenin sigortaya başvurması durumunda; Karayolları Trafik Kanununda sigortacıya karşı açılacak davalarda zamanaşımı konusunda özel bir açıklama yoktur. Bu durumda 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri burada da uygulanır. Yani zarar görenin, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacak 2 yıllık zamanaşımı süresi vardır. Zarara uğrayan, faili ve zararı daha geç öğrense bile her halükarda fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi söz konusudur. Örneğin, 01.01.2020 tarihinde gerçekleşen ölümlü bir trafik kazasında; ölenin yakınları ölüme neden olan fiilden haberdar olmalarına rağmen, faili 01.09.2021 tarihinde öğrendiklerinde, dava zamanaşımı süresi bu tarihten başlayarak 01.09.2023 yılında sona erecektir. Zarara uğrayanlar veya ölenin desteğinden yoksun kalanlar 01.09.2023 tarihinden sonra ölümlü trafik kazası nedeniyle tazminat davası açamayacaktır.

b-Sigortalının sigortacıya (sigorta şirketine) başvurması durumunda; sigortalı ile sigortacı arasındaki sözleşmeden kaynaklanan taleplerde zamanaşımı süresi 2 yıldır.

Trafik Kazasında Sigortacıya Karşı Açılacak Tazminat Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme Neresidir?

Trafik kazalarından doğan hukuki sorumluluğa ilişkin davalarda; sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer ile kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde açılabilir.

Görevli mahkeme ise, sigorta şirketinin sorumluluğu ticari bir işten kaynaklandığı için, Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.



0 görüntüleme0 yorum
bottom of page