top of page

Vergi Ceza İhbarnamesi Nedir?

Vergi hukukunda ve vergi yargısında “Vergi/Ceza İhbarnameleri” önemli bir yere sahip olup, vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda tarh edilmesi gereken vergi veya cezalar, beyana dayalı tarhiyattan farklı olarak vergi/ceza ihbarnamesinin vergi mükellefine tebliğ edilmesiyle sonuç doğurmaktadır. Kendisine ihbarname tebliğ edilen mükellefin önünde iki seçenek bulunmaktadır; birinci olarak tebliğ edilen vergi ve cezaları uzlaşarak veya uzlaşmadan otuz gün içerisinde ödeyebilir, ikinci olarak ise 30 gün içerisinde ilgili vergi mahkemesinde dava açabilir.

Vergi ceza ihbarnamesi, kesilen vergi aslı ve vergi cezalarının vergi sorumlusu veya mükellefe tebliğ edildiği/bildirildiği belgedir. Vergi/ceza ihbarnamesi, Vergi Usul Kanunu’nun öngördüğü şekil ve içeriğe uygun düzenlenmelidir. Aksi takdirde, usule aykırı düzenlenen vergi ceza ihbarnamesi geçersiz hale gelir. 


Vergi/Ceza İhbarnameleri Nasıl Düzenlenmelidir?

A. Vergi ihbarnamesi şu bilgileri içerecek şekilde düzenlenmelidir (VUK m.35):

  1. İhbarnamenin sıra numarası;

  2. İhbarnamenin tanzim tarihi;

  3. Verginin nev’i;

  4. Mükellefin soyadı adı (Tüzel kişilerde unvanı);

  5. Mükellefin açık adresi;

  6. Vergilendirme dönemi;

  7. Verginin matrahı;

  8. Verginin hesabı;

  9. Verginin miktarı;

  10. Kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re’sen vergi tarhını icabettiren sebepler;

  11. Vergi mahkemesinde dava açma süresi;

  12. Vergi mahkemesinde dava açma şekli.

İkmalen ve re’sen tarh edilen vergiler “İhbarname” ile ilgililere tebliğ olunur. Türü ve doğuşu ayrı olan vergiler için ayrı ihbarname kullanılır (VUK m.34)


B. Ceza ihbarnamesi şu bilgileri içerecek şekilde düzenlenmelidir (VUK m.366):

  1. İhbarnamenin sıra numarası;

  2. Tanzim tarihi;

  3. İlgililerin soyadı, adı ve unvanı;

  4. Varsa mükellef numarası; (Mükellef hesap numarası)

  5. İlgilinin açık adresi;

  6. Olayın izahı; (Kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilmek ve mevcut deliller bildirilmek suretiyle)

  7. Olayın ilgili bulunduğu vergilendirme veya hesap dönemi;

  8. Varsa cezanın ilgili bulunduğu vergiye ait ihbarnamenin tarih ve numarası;

  9. Varsa tekerrür ve içtima durumu;

  10. Vergi cezasının hesabı ve miktarı;

  11. Vergi mahkemesinde dava açma süresi.

Takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re’sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer sureti vergi ihbarnamesine eklenir (VUK m.35/son). Cezayı gerektiren olayın tesbitine dair tutanak sureti ile inceleme raporunun birer örneği vergi/ceza ihbarnamesine eklenmelidir (VUK m.366/son). Ancak vurgulamak gerekir ki, vergi/ceza ihbarnamesinde mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olması veyahut vergi/ceza ihbarnamesinin görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunması ihbarnameyi hükümsüz kılar. Vergi/ceza ihbarnamesi, esasa etkili olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetini kaybetmez. Bu nedenle, tutanak veya inceleme raporunun vergi/ceza ihbarnamesine eklenmemesi ihbarnameyi hukuka aykırı hale getirmez. Danıştay’ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir.

Verginin tarhının, cezanın kesilmesinin, bunları duyuran ihbarnamelerden ve tebliğinden ayrılığını göstermektedir. İhbarnameye eklenmesi gereken takdir komisyonu kararının ve vergi inceleme raporunun ihbarname ile birlikte tebliğ edilmemesi, ihbarnamenin tebliğ tarihine göre süresinde açılan bir davada vergilendirmeyi hükümsüz kılacak bir hukuka aykırılık oluşturmayacağı gibi, ihbarnamenin değil, tebliğinin tam yapılmadığının kabulünü gerektireceğinden, ancak dava açılması için öngörülen sürenin işlemesini başlatmayan bir neden oluşturur. Bu durumda, süresinde açılmış bir davanın incelenmesi sırasında inceleme raporunun ihbarnameye eklenmediğinin dosyada bulunan herhangi bir kanıtın varlığı sebebiyle kabul edilmesi halinde, davanın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 16. maddesinin 5. fıkrası uyarınca dava dosyasına idare tarafından sunulacak olan inceleme raporunun davacıya tebliğinden sonra aynı Kanun’un 21. maddesi de gözetilerek incelenmesi olanaklıdır (Danıştay 3D-K.2021/864).

İlgililer hakkında herhangi bir vergilendirme işlemini barındırmadığından icrai olmayan vergi inceleme raporu ve vergi tekniği raporunun ihbarnameye eklenmemesi esasa etkili bir şekil hatası olmayıp, ihbarnamenin tebellüğünden itibaren dava açma süresi içinde vergilendirme işlemine karşı dava açılıp uyuşmazlık yargı mercine taşınarak idarenin bütün iddia ve işlemlerine karşı itiraz etme imkanı elde edilmesi ve vergi yargılamasında dava açma süresine eşit olan savunma süresinde davacının idarece öne sürülen iddialara karşı savunmada bulunması imkanının varlığı karşısında, silahların eşitsizliği nedeniyle hak arama hürriyeti bağlamında savunma hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden, davanın esasının, tarhiyat ve özel usulsüzlük cezası kalemleri ayrı irdelenmek üzere incelenerek bir sonuca varılması gerekirken, yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararının vergi ve cezaların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir (Danıştay 3D-K.2021/4143

).

Vergi Ceza İhbarnamesine İtiraz ve İptal Davası Nasıl Açılır?

1. Doğrudan İptal Davası Açma: 

Vergi/ceza ihbarnamesine karşı, ceza ihbarmanesinin mükellefe tebliğinden itibaren 30 gün içinde iptal davası açılabilir. Vergi ceza ihbarnamesindeki vergi aslı ve vergi cezasının iptali davasına bakmaya görevli mahkeme vergi mahkemesi olarak düzenlenmiştir.

2. İdari İtiraz Yolundan Sonra İptal Davası Açma: 

Vergi aslı veya vergi cezalarında yapılan hatalar, bu kanunda vergi hataları için belli edilen usul ve şartlara göre düzeltilir. Vergi hatalarında düzeltme zamanaşımı olarak kabul edilen süre esasen hak düşürücü süredir. Bu süre vergiyi doğuran olayın doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından başlamak üzere 5 yıldır. Vergi ziyaı cezasının idari yoldan düzeltilmesi için 5 yıllık süre içinde vergi dairesine başvurulmalıdır. Vergi ziyaı cezasındaki hatayı idari yoldan düzeltme yetkisi vergi dairesi müdürüne aittir. Mükellefin düzeltme talebi halinde, 30 günlük iptal davası açma süresinden düzeltme talep etmek için harcanan gün sayısının düşülmesi suretiyle dava açma süresi hesaplanır. 30 günlük iptal davası açma süresi içerisinde yapılan düzeltme başvuruları iptal davası açma süresini kendiliğinden durdurur. Örneğin, mükellefin 30 günlük iptal davası açma süresinin 14. gününde Vergi Dairesine başvurarak düzeltme isteminde bulunması halinde, Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 30 gün içinde istemin reddedilmesi veya 60 gün içinde cevap verilmeyerek reddedilmiş sayılması halinde ret kararının mükellefe tebliği veya reddedilmiş sayılma gününden itibaren kalan 16 gün içinde Vergi Mahkemesinde iptal davası açması gerekir.

3. Uzlaşma Başvurusu Sonrasında İptal Davası Açma: 

Mükellef veya ceza muhatabı ceza ihbarnamesinin kendisine tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde uzlaşma talep ettiği vergi salı veya cezası için ancak uzlaşma sağlanamadığı takdirde iptal davası açma yoluna gidebilir. Mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma yoluna gittiği aynı vergi aslı veya cezası için uzlaşma talebinden önce iptal davası açmışsa, açılan dava, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce vergi mahkemelerince incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi aslı veya cezasına karşı iptal davası açamaz. Uzlaşmanın sağlanamaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; vergi aslı veya cezasına karşı uzlaşmanın sağlanamadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu takdirde, uzlaşma sürecinde iptal davası açma süresi bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu süre tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar (VUK m.Ek-7).


Vergi/Ceza İhbarnamelerine Karşı Yürütmenin Durdurulması Kararı

Yürütmenin durdurulması kararı; idari işlemin yürütülmesini (icra edilmesini) açılan idari davanın sonuna kadar durduran ve dava konusu idari işlemin tüm hukuki sonuçlarını askıya alan tedbir mahiyetinde bir karardır. Yürütmenin durdurulması kararı, idari işlemin yürütülmesini askıya alır, böylece işlem nedeniyle ilgililerin mağdur olması engellenir.

Vergi mahkemelerinde, vergi/ceza ihbarnamelerinde yer alan vergi aslı veya cezasının iptali davasının açılması halinde, bu cezaların tahsil işlemi dava sonuna kadar durdurulur (İYUK m.27). Vergi aslı veya cezasının tahsilinin durdurulması için vergi mahkemesinden ayrıca yürütmenin durdurulması kararı alınmasına gerek yoktur, tahsil işlemleri kendiliğinden durmaktadır.


– Vergi /Ceza İhbarnamesine Karşı İdari Başvuru Yolu Nedir?

Vergilendirmede Hata: Vergi Ceza İhbarnamesini tebliğ alan ilgli vergi işlemlerinin hatalı olduğunu düşünüyor ise  Vergi Usul Kanunun 120 ve devamı maddelerinde tanımlandığı gibi ihbarname kesilen kişide hata, mükellefiyette hata, vergi konusunda hata, vergi değerinde veyahut miktarında hata ve mükerrer vergilendirme hususlarında ihbarnamedeki hatanın düzeltilmesini ihbarnameyi düzenleyen kurumdan talep edebilir. Mükellefin talebi yerinde görülmez ise mükellefin dava hakkı saklıdır.

Uzlaşma : Mükellef ile ihbarnameyi düzenleyen kurum arasında Vergi ve vergi cezasının miktarının indirilmesi için görüşmeler yapılmasıdır. Görüşmeler uzlaşma ile sonuçlanırsa mükellef dava hakkından feragat etmiş olur. Kurum da alacağına dava beklemeksizin kavuşmuş olur. Vergi Usul Kanunu 359. maddede düzenlenen vergi kaçakçılığı suçu kapsamında olan vergi aslı ve vergi ziyaı cezaları uzlaşmaya tabi değildir.

Vergi Cezasında İndirim: Vergi Usul Kanunu’nun 376. maddesine göre vergi cezasının yarı oranında indirilmesi ihbarnameyi düzenleyen kurumdan talep edilebilir. Bu durumda vergi aslının ve yarı oranında indirilen vergi cezasının 30 gün içerisinde ödenmesi gerekmektedir. Bu idari yola başvuran mükellef yargı yoluna başvurma hakkından vazgeçmiş olacaktır.




6 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page