top of page

Vergilendirme Süreci Nedir?

Vergi; devletin ve/veya yetkili idarelerin, kamu hizmetlerini finanse etme amacıyla mükelleflerden hukuki cebir altında tahsil ettikleri karşılıksız ekonomik değerlerdir. Vergilendirme süreci ise, vergiyi doğuran olayın ardından sırasıyla tarh, tebliğ, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin gerçekleşerek nihayetinde vergi borcunun ödenebilir hale gelmesini ifade etmektedir. 

213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) madde 19’a göre vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın meydana gelmesi veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi vergilendirme sürecinin başlamasına sebep olmaktadır. Akabinde “4T Kuralı” olarak da ifade edilen tarh, tebliğ, tahakkuk ve tahsil aşamaları gerçekleştirilir. Tarh vergi borcunun ve miktarının, mükellef nezdinde tespit edilmesidir. Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir. Tahakkuk, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir. Tahsil ise tahakkuk etmiş vergi borçlarının usulüne uygun şekilde ödenmesidir. 


1. Verginin Tarhı Nedir?

Verginin tarhı, vergilendirme aşamalarından ilki olup, tarh işlemi özetle, vergi borcunun ve miktarının, mükellef nezdinde tespit edilmesi anlamına gelmektedir. 

VUK madde 20 hükmündeki tanıma göre; “Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muameledir.”

Kanun’daki tanımdan da anlaşılacağı üzere vergi tarhının temelinde bir idari işlem bulunmaktadır. Bu nedenle vergi tarhiyatı işlemlerinin hukuka aykırılığı iddiasıyla ilgili işlemler aleyhine vergi mahkemelerinde dava açılması mümkündür.  

Vergi tarhının tespit edilebilmesi için, öncelikli olarak vergi matrahının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için ise dört farklı usul mevcuttur;


1.1 Beyannameye Dayanan Tarh Nedir?

Kural olarak vergiler, mükelleflerin beyanı üzerinden tarh edilir. Bu halde yükümlü, vergi matrahının belirlenmesine yardımcı olacak bilgi ve belgeleri vergi dairesine teslim etmek suretiyle beyanda bulunur. Bununla birlikte mükellefin belirlediği matraha ilgili mevzuat uyarınca uygulanması gereken vergi oranını uygulayıp ödeyeceği vergi tutarını beyannamesinde belirtmesi de mümkündür.

Beyanname usulünde vergiye ilişkin bilgi ve belgeler doğrudan mükellefin kendisi tarafından bildirildiği için tarh – tebliğ – tahakkuk aşamalarının üçü bir arada gerçekleşmektedir.

Bu usulde tarh işlemi, yükümlünün beyanına istinaden gerçekleştirildiği için, yükümlünün ilgili tarh işleminin hukuka aykırılığını iddia ederek dava açması mümkün değildir. Ancak kanuni süresi içinde ihtirazı kayıt düşülerek beyanda bulunulmuş ise veya vergi hatası mevcut ise, beyannameye dayanan tarh işlemine karşı dava açılması söz konusu olabilir. 


1.2 İkmalen Vergi Tarhı Nedir?

UK madde 29 uyarınca; “İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.”

Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere ikmalen vergi tarhı usulü, tamamlayıcı bir tarh usulüdür. Zira ikmalen tarh yapılabilmesi için öncelikle bir verginin tarh edilmiş olması gerekmektedir. 

Vergi incelemeleri sonucu matrahın farklı çıkması halinde matrah farkı üzerinden ek vergi tarh edilir ve ikmalen tarhiyat yapıldığı mükellefe ihbar edilir. Mükellef ikmalen tarh işleminin tebliğinden itibaren otuz günlük süre içinde ilgili işleme karşı vergi mahkemesinde dava açabilir. Verginin tahakkuku ise ancak açılan davanın sonuçlanmasına göre gerçekleşecektir.


1.3 Re’sen Vergi Tarhı Nedir?

VUK madde 30’da öngörüldüğü üzere vergi matrahının tamamen veya kısmen tespitine imkân olmayan hallerde re’sen vergi tarhı gündeme gelecektir.

VUK madde 30/2’de;

  • Vergi beyannamesinin kanuni süresi geçtiği halde verilmemesi,

  • Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmiş olmakla beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgilerin gösterilmemiş olması,

  • Tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olması veya vergi incelenmesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi, 

  • Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkân vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması,

  • Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması,

  • İmzalatılması zorunlu beyanname ve eklerinin imzalattırılmaması veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir tasdik raporunun zamanında ibraz edilmemesi,

hallerinde vergi matrahının tespitinin mümkün olmayacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla sayılan bu hallerde re’sen tarhiyat işlemi gerçekleştirilir.


1.4 Verginin İdarece Tarhı Nasıl Gerçekleşir?

Mükellefin, vergisel ödevlerini zamanında yerine getirmemesi ve re’sen veya ikmalen tarh yapılamaması halinde vergi, idarece ilgili mevzuatta öngörülen matrahlar üzerinden tarh edilir. Örneğin, emlak vergisi bu şekilde tarh edilmektedir.

Re’sen, ikmalen ve idarece yapılan tarhiyat işlemleri, olağandışı tarh usulleri olup ilgililerin bu tarhiyatların tümüne karşı mevzuatta öngörülen usullerde dava açması mümkündür.


2. Verginin Tebliği Nedir?

VUK madde 21’e göre “Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.”

Maddede yer alan tanımdan da anlaşılabileceği üzere verginin tebliği, vergi yükümlüsü veya sorumlusuna vergilendirme işlemi ile ilgili bilgi verilmesidir.

Esasen vergilendirmeye ilişkin tüm işlemlerin ilgilisine tebliği gerekmektedir. Ancak istisnaen, beyana dayalı tarhiyat usulünde tahakkuk fişinin tebliğ edilmesine gerek yoktur. Zira beyana dayalı tarh işleminde bizzat yükümlünün kendisi beyanname verdiğinden tarh-tebliğ-tahakkuk işlemlerinin bir arada gerçekleşmektedir.

Vergiyi ilgilendiren hususların tebliğinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu madde 51’deki atıf sebebiyle Tebligat Kanunu hükümleri değil, Vergi Usul Kanunu hükümleri uygulanmaktadır.

Vergi mükellefi, işlemin kendisine tebliğinden sonra tarh edilen vergi hakkında bilgi sahibi olabilecek ve sorumluluğu da bu noktadan sonra başlayacaktır. Ayrıca, muhatabın ilgili işleme karşı dava açma ve itiraz süresi, işlemin ilgilisine tebliğinden itibaren başlayacaktır. Dolayısıyla vergisel işlemler, ancak tebliğden sonra yükümlü veya sorumlu açısından hukuki bir anlam ifade edecektir.

Re’sen, ikmalen ve idarece yapılan tarhiyatlarda tahakkuk işlemi de tebliğden sonra gerçekleşir. Zira işlem ilgilisine tebliğ edilmeden verginin tahakkuk etmesi de mümkün değildir. Tebliğ işlemi, tarhiyat ve tahakkuk işlemleri arasında bir köprü vazifesi görmektedir. 


3. Verginin Tahakkuku Nedir?

VUK madde 22’de “Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.” şeklinde tanımlanmıştır. 

Tahakkuk aşamasına geçilmesi açısından farklı tarhiyat usullerinde farklı sonuçlar doğmaktadır. Bu nedenle durumun her bir tarhiyat usulü açısından ayrıca incelenmesi gerekmektedir.

Beyanname usulüyle yapılan tarhiyatlarda vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine bir tahakkuk fişi tanzim olunur. Bu tahakkuk fişinin bir nüshası mükellefe veyahut beyannameyi mükellef namına vergi dairesine tevdi edene verilir. Bu suretle vergi tahakkuk etmiş olur. Beyanname usulüyle tarh yapıldığında mükellefin dava açma hakkı, ihtirazı kayıt ve vergi hatası ile sınırlıdır. Bu açıdan tarh-tebliğ- tahakkuk aşaması bir arada, tahakkuk fişinin verilmesi ile kendiliğinden gerçekleşmektedir. Başkaca itiraz yolu da kalmayacağından bu suretle vergi, aynı zamanda kesinleşmiş de olacaktır. Önemle belirtmek gerekir ki ihtirazı kayıtla beyanname verilmesi halinde her ne kadar mükellefin dava açma hakkı saklı tutulsa da bu şekilde tarh edilen vergi de tarh anında tahakkuk etmektedir.  Ancak ihtirazı kayıtla verilen beyannamelere dayanarak yapılan işlemlere karşı dava açılmış olması tahsil işlemlerinin durdurulması için yeterli değildir. Tahsil işlemlerinin durdurulması için davada ayrıca yürütmenin durdurulması talebinde de bulunması gerekmektedir.

Re’sen, ikmalen veya idarece yapılan tarhiyatlarda ise vergi daireleri öncelikle vergi ihbarnamesini ilgiliye tebliğ etmektedir. Tebliğin akabinde mükellefin uzlaşma gibi idari çözüm yollarına başvurma, dava açma veya vergiyi ödemek için otuz günlük süresi bulunmaktadır.  Bu halde dava açma süresi geçtikten veyahut açılan dava reddedildikten sonra vergi tahakkuku da gerçekleşecek aynı zamanda tüketilecek başkaca yargı yolu da kalmadığında vergi kesinleşecektir.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) madde 27 hükmü gereğince, tek taraflı yapılan tarhiyatlardan kaynaklı işlemlere karşı açılan davalarda, davanın açılmış olması, verginin tahakkuk etmesini de erteleyerek tahsil işlemlerini başkaca işleme gerek kalmaksızın durdurur. 


4. Verginin Tahsili Nasıl Ypılır?

Tahsil, tahakkuk etmiş vergi borçlarının usulüne uygun şekilde ödenmesi suretiyle vergi borcunu ortadan kaldırarak vergilendirme sürecini sona erdiren bir idari işlemdir. 

Tahsil, vergi ödemesinden daha geniş bir anlama sahip olduğundan hem iradi hem cebren tahsilat işlemlerini bünyesinde barındırmaktadır. Böylece yükümlü, iradi olarak vergi borcunu kendisi ödeyebileceği gibi idare, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’da öngörülen düzenlemeler uyarınca vergi alacağını cebren de tahsil edebilecektir. 


5. Sıkça Sorulan Sorular


Vergilendirme Sürecinin Aşamaları Nelerdir?

Vergilendirme süreci vergiyi doğuran olay ile başlar. Akabinde tarh işlemi gerçekleştirilir. Tarh işlemi sonrasında tebliğ işlemi tamamlanır ve tahakkuk aşamasına geçilir. Tahakkuk aşamasının tamamlanması sonucunda ise vergi tahsil işlemi gerçekleştirilerek vergilendirme süreci tamamlanır.


Tarh İşlemi Nedir?

Tarh işlemi vergi borcunun ve miktarının, mükellef nezdinde tespit edilmesidir. Tarh işlemi ile vergi dairesi, vergi alacağını kanunlarla belirlenen matrah ve oranlar üzerinden hesaplayıp miktar olarak tespit etmektedir. 


Vergi Matrahı Nedir?

Matrah mükellefin ödemekle yükümlü olduğu verginin belirlenmesinde temel alınan değerdir. Mükellefin elde ettiği gelirlerden, giderlerinin çıkarılması sonucu geriye kalan kısım vergi matrahını oluşturmaktadır.


Beyannameye Dayalı Tarh İşlemine Karşı Dava Açılabilir mi?

Genel kural beyannameye dayalı tarh işlemine karşı dava açılamamasıdır. Ancak iki durumda beyannameye dayalı tarh işlemine karşı da dava açılabilmektedir. Bunlarından ilki kanuni süresi içinde ihtirazı kayıt düşülerek beyanda bulunulmuş olması iken ikincisi bir vergi hatasının mevcut olmasıdır. Bu iki durumda beyannameye dayalı tarh işlemine karşı dava açılabilecektir.


Vergilendirme Sürecinde Tebligat Nasıl Yapılır?

Vergi hukukunda tebligatlar Tebligat Kanunu’na göre değil Vergi Usul Kanunu’na göre yapılmaktadır. İlgili Kanun uyarınca, tahakkuk fişleri hariç, vergilendirme ile ilgili tüm belgeler, adresleri bilinen mükelleflere taahhütlü olarak tebliğ edilir. Adresleri bilinmeyen mükelleflere ise ilan yolu ile tebliğ yapılır. Bununla beraber mükellefin kabul etmesi halinde vergi dairesinde veya komisyonda bizzat ilgilisine elden olacak şekilde tebligat yapılması da mümkündür.  


Vergilendirme Sürecinde 4T Kuralı Nedir?

“4T kuralı” ifadesi vergilendirme sürecindeki aşamaları temsil etmek amacıyla kullanılmaktadır. Zira vergilendirme süreci Tarh – Tebliğ – Tahakkuk – Tahsil aşamalarından oluşmaktadır.


Tahakkuk Nedir?

Tahakkuk, tarh ve tebliğ edilen verginin ödenebilir hale geldiği aşamadır. Bu aşamada vergi idaresi yükümlüden vergi borcunu ödemesini talep edebilir.


Tahakkukta Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır?

Tahakkuk zamanaşımı vergiyi doğuran olayın meydana geldiği yılı izleyen takvim yılının başından itibaren beş yıldır. Vergi idaresi bu süre içinde herhangi bir tahakkuk işlemi gerçekleştirmezse vergi alacağı tahakkuk zamanaşımına uğrar.


Vergilendirme Sürecinde Yapılan Tahsilat ve Ödeme Nedir?

Tahsilat işlemi tahakkuk etmiş olan vergi borcunun ödenmesidir. Tahsilat işlemi ile vergi borcu sona erer. Tahsil işleminin akabinde ödemeyi yapan vergi yükümlüsüne bir makbuz verilir.


Tahsilde Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır?

Tahsil zamanaşımı vergi alacağının vadesini izleyen takvim yılının başından itibaren beş yıldır. Tahakkuk etmiş vergi alacağı bu beş yıllık süre içerinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Vergi idaresi tahsil zamanaşımına uğramış bir verginin ödenmesini talep ederse, vergi yükümlüsü zamanaşımı def’inde bulunarak ilgili vergi borcunu ödemekten kaçınabilir.





9 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Komentarze


bottom of page