top of page

Geçtiğimiz Ayda Vergi Hukuku (Ekim 2022)

Güncelleme tarihi: 9 Kas 2022

· Danıştay 4. Dairesi 07.10.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kararı ile adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresini dava açtıktan sonra değiştiren davacının, önceki MERNİS adresine yapılan tebligatı hukuka aykırı bulmuştur. Somut olayda davacı, dava dilekçesine MERNİS adresini yazmış ancak sonrasında bu adresini MERNİS sisteminden değiştirmiştir. Buna karşın mahkeme, davacının önceki MERNİS adresine tebligat çıkarmış ancak davacı adreste bulunamadığı için tebligat kendisine ulaşmamış, mahalle muhtarına bırakılarak tebliğ edilmiş sayılmıştır (TK m. 21/2). Danıştay 4. Dairesi ise davacının MERNİS adresinin değiştiği gözetilmeden TK m. 21/2 uyarınca muhtara bırakılan tebligatın hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ne var ki; karar, kanun yararına bozma yolu verildiğinden mevcut dosyaya etki etmemiş ve davanın reddi kararı kesinleşmiştir. (07.10.2022 tarihli ve 31976 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Danıştay 4. Dairesi’nin 09.03.2022 tarihli ve E. 2022/198, K. 2022/1443 sayılı kararı). Kararı iki açıdan önemli buluyoruz. İlki, avukat ile çalışılmış olsa böyle bir sorunla asla karşılaşılmayacaktı. Avukatlık ücretinden kar edeyim derken cezalı tarhiyatın kesinleşmesi, avukata ödenen ücretin aslında bir maliyet kalemi oluşturmadığının göstergesi. Kararın ikinci önemi ise, davayı uzatmak için davacılara yol gösteriyor olması, temyize tabi bir dosyada dava açıldıktan sonra MERNİS adresinin değiştirilmesi halinde mahkemelerce bu hususa dikkat edilmesi oldukça zor bir ihtimal. Bu halde yapılan tebligat hukuka aykırı olacak ve bozma sebebi olabilecektir.


 

· Gelir İdaresi Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 10.10.2022 tarihinde Konaklama Vergisi Uygulama Genel Tebliği Taslağı yayınlanmıştır. Söz konusu tebliğ taslağına ilişkin daha öncesinde yayınladığımız detaylı açıklamalar içeren yazıya buradan erişebilirsiniz. Konaklama vergisine ilişkin yasal düzenleme esasen 05.12.2019 yılında 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’na (“GVK”) eklenmiş ancak sonradan yapılan değişiklik ile verginin uygulanması 01.01.2023 tarihine ertelenmiştir. Uygulaması 01.01.2023 itibariyle başlaması öngörülen Konaklama Vergisinin usul ve esaslarını düzenleyen Tebliğ Taslağı kapsamındaki düzenlemeler şu şekilde özetlenebilir:


o Verginin Konusu: Konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan diğer tüm hizmetler (yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, spor, termal ve benzeri alanların kullanımı gibi) oluşturmaktadır.


o Vergiyi Doğuran Olay: Vergiyi doğuran olay, konaklama hizmetinin sunulmasıdır.


o Verginin Mükellefi: Verginin konusuna giren hizmetleri sunanlardır (tesisi fiilen işletenlerdir).


o Matrah: verginin konusuna giren hizmetler karşılığında, her ne suretle olursa olsun alınan veya bu hizmetler için borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamıdır. KDV ise matrahın dışında bırakılmıştır. Turizm sektörü açısından belki de en önemli sorun konaklama hizmetlerine dair bedelin döviz olarak alınması halinde matrahın ne şekilde belirleneceğidir. Tebliğ taslağına göre, ödenen döviz cinsinden bedel vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihte geçerli olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk parasına çevrilir.

 

· Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan Gider Vergileri Genel Tebliği (Seri No: 92) ile sigorta şirketlerince rücu ve sovtaj işlemleri sonucunda lehe alınan paraların banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) yönünden vergilendirilmesine ilişkin açıklamalar yapılmıştır.


o 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28. maddesinin 1. fıkrası kapsamında, sigorta şirketlerinin her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisine (“BSMV”) tabidir.


o Sovtaj, yaşanan kaza sonucunda hasar alan malın sigorta şirketi tarafından satılmasını ifade etmektedir. Sigorta şirketlerinin rücu ve sovtaj işlemleri sonucunda nakden veya hesaben lehe aldığı paralar üzerinden yürürlükteki oranlara göre BSMV hesaplamaları gerekmektedir.


o Tam da bu noktada yayınlanan Tebliğ ile sovtaj bedeli üzerinden ne şekilde vergi hesaplanacağı düzenlenmiştir. Buna göre, sigorta şirketlerinin sovtaj işlemleri sonucunda mülkiyetine almış oldukları hurda veya hasarlı malların satışı ya da söz konusu malların sigortalıdan alınan bir vekaletle aracı bir firma tarafından üçüncü şahıslara satılması sonucu satış bedelinin doğrudan veya sigorta şirketi aracılığıyla tazminat bedelinin bir parçası olarak sigortalıya ödenmesi işlemlerinde, hurda veya hasarlı malların satış bedeli ile daha önce tahakkuk ettirilen sovtaj değeri arasındaki fark üzerinden BSMV hesaplanması gerekir. (Tebliğ m. 3/2)


o Buna karşılık, sigorta şirketleri tarafından sovtaj bedeli ödenmeyerek hurda veya hasarlı malların sigortalıya bırakılması ve sigortalı tarafından bizzat satılmasına ilişkin işlemlerde ise sigorta şirketlerince yapılan bir muameleden söz edilemeyeceğinden söz konusu işlem BSMV’ye tabi tutulmaz. (Tebliğ m. 3/3)

 

· Gelir İdaresi Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 13.10.2022 tarihinde Ödeme Emrine Karşı Yapılacak İşlemler Broşürü yayınlandı. Söz konusu Broşürde;

o Kamu alacaklarının takip ve tahsili,

o Ödeme emrinin niçin düzenlendiği,

o Ödeme emrinde hangi hususların yer aldığı,

o Ödeme emrinde belirtilen borcun ödenmesi,

o Mal bildirimi,

o Mal bildiriminde bulunmayalar hakkında yapılacak işlemler,

o Hangi durumlarda ödeme emrine karşı dava açılabileceği konularında açıklayıcı bilgilere yer verilmiştir.

 

· Gelir İdaresi Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 19.10.2022 tarihinde Kurumların Taşınmaz ve İştirak Hisselerinin Satışında İstisna Rehberi yayınlandı.

 

· Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, 25.10.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 43) (“Tebliğ”) ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu bağlamda KDV Genel uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklikler sırasıyla şu şekildedir:


o Kısmi tevkifata tabi işlemlerde işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin sorumlu sıfatıyla kanuni süresinden sonra beyan edilen kısmının bu beyana ilişkin ödemenin yapıldığı döneme ait 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılabilmesi imkanı getirilmiştir. (Tebliğ m. 1)


o Demir çelik sektöründe, demir çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin tesliminde uygulanacak tevkifat oranı 4/10’dan 5/10’a yükseltilmiştir. (Tebliğ m. 2)


o Aynı zamanda, demir çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin payları Borsa İstanbul A.Ş.’de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de kısmi tevkifat uygulaması getirilmiştir. (Tebliğ m. 2)


o KDV Genel Uygulama Tebliği’nin KDV iadesinde ortak hususları düzenleyen bölümünde yer alan iade tutarının hesabında uygulanacak usullerde değişikliğe gidilmiştir. Önceden tam istisna kapsamındaki bir işlemin gerçekleşmesinden sonra söz konusu işleme ilişkin mal ve hizmet alımlarına ait kur farkları ortaya çıkması halinde söz konusu kur farkı üzerinden ödenen KDV’lerin tam istisna kapsamındaki işlemin gerçekleştiği vergilendirme dönemine ilişkin yüklenilen KDV hesabına dahil edilerek iadesinin talep edilmesi mümkündü. Buna rağmen kur farkının ilişkili faturanın iade işlemleri sonuçlandırıldıktan sonra gelmesi halinde, işlemle ilgili mal ve hizmet alımlarına ait kur farkı üzerinden ödenen ve yüklenilen KDV hesabına dahil edilmesi gereken KDV, indirim hesaplarına dahil edildiği vergilendirme dönemine ilişkin iade hesabında dikkate alınması esas ilkeydi. Tebliğ değişikliği kapsamında ortaya çıkan kur farkında uyulacak usul ve esaslar aşağıdaki haline kavuşmuştur:


§ Tam istisna kapsamındaki işlemi yapan mükellefin mal ve hizmet alımlarına ilişkin olarak lehine oluşan kur farkı nedeniyle KDV hesaplanması ve kur farkının ortaya çıktığı dönem beyannamesinde beyan edilmesi gerekmektedir.


§ Tam istisna kapsamındaki işlemi yapan mükellefin lehine oluşan kur farkının iade işlemleri sonuçlandırılmadan önce ortaya çıkması halinde bu tutarın iade hesabından düşülmesi gerekmektedir.


§ İadeye konu edilemeyen bu tutarın ise kur farkının ortaya çıktığı dönem indirim hesaplarına alınması mümkündür.


§ Söz konusu kur farkının iade işlemleri sonuçlandırıldıktan sonra ortaya çıkması halinde ise iade hesabında herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. (Tebliğ m. 5)


o Tebliğ’in KDV iadesinin teminat karşılığı yapılmasını düzenleyen bölümünde önemli değişiklikler yapılmıştır. KDV iadesinin teminat karşılığı yapılması uygulaması en temelde mükelleflerin, Tebliğin IV/A-3 bölümünde belirlenen sınırı aşan ve işlem türü itibarıyla YMM raporu veya vergi inceleme raporuna bağlanan iadelerinde teminat göstermek suretiyle KDV iadesi almasını düzenlemektedir.


§ Yapılan değişiklik ile, “Artırımlı Teminat Uygulamasından” yararlanmak isteyen mükelleflerin maddede sayılan diğer şartları yerine getirmesine ilaveten, banka teminat mektubu veya sigorta şirketi kefalet senedi vermesi gerekmektedir.


§ Ayrıca belirtmek gerekir ki teminat karşılığı iadeyi düzenleyen Tebliğ’in IV/A-5. bölümünde önceden “teminat mektubu” ibaresi şeklinde yer alan tüm düzenlemeler, “teminat mektupları veya sigorta şirketi kefalet senetleri” senetleri şeklinde değiştirilmiştir. (Tebliğ m. 5)

 

· 26.10.2022 tarihli ve 6297 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kurumların kur korumalı mevduat hesapları üzerinde uygulanan kurumlar vergisi istisnasının kapsamı genişletilmiştir.


o Buna göre kurumların 30.09.2022 tarihli bilançolarında yer alan yabancı paralar da kurumlar vergisi istisnasının kapsamına dahil edilmiştir. Nihai olarak kurumların 30.09.2022 tarihli bilançolarında yer alan ve Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevrilen hesaplar ile ilgili olarak; kurumların bilançolarında yer alan yabancı paralarını, Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı, en az üç ay vadeli açılan Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda yabancı paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan kur farkı kazançları ile bu varlıkların Türk lirasına çevrildiği tarihte oluşan kur farkları kurumlar vergisinden istisna tutulmuştur. (27.10.2022 tarihli ve 31996 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 26.10.2022 tarihli ve 6297 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı)

 

· Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan “Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde (Seri No: 311) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 321)” (“Tebliğ”) ile Genel bütçe kapsamında bulunan kamu idarelerinin ve hizmet erbaplarının vergisel yükümlülüklerinde değişiklikler yapılmıştır. Buna göre:


o Genel bütçe kapsamında bulunan kamu idarelerinin tek işveren sayılarak bu kurumlardan elde edilen ücret gelirlerinin kümülatif matrah üzerinden tevkif suretiyle vergilendirilmesi esası getirilmiştir. (Tebliğ m. 1)


o Buna ilaveten, Hizmet erbabının aynı takvim yılı içerisinde işveren değişikliği yaptığı durumlarda, talep etmesi ve işverenin de kabul etmesi halinde, yeni işverenin eski işverendeki gelir vergisi matrahını dikkate alarak kümülatif matrah üzerinden tevkifat yapılması kabul edilmiştir. (Tebliğ m.2) (30.10.2022 tarihli ve 31998 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde (Seri No: 311) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 321). Uygulamada, iş değiştirilmesi halinde işçinin önceki işyerinde elde ettiği ücretleri yeni işverene bildirmemesi, işçinin matrahının hatalı tespiti ile daha az vergi ödenmesi sonucunu doğurmakta ve sonrasında işçinin cezalı vergi tarhiyatı ile karşılaşmasına sebebiyet vermekte idi.






1 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page