top of page

İftira Suçu ve Cezası Nedir?

Güncelleme tarihi: 11 Oca 2023

İftira kelimesi sözlükte "bir kişiyi kasıtlı ve asılsız suçlama" anlamına gelmektedir. Hukuk dilinde ise bir kişiyi haksız bir şekilde kamusal makamlara şikayet etme anlamında kullanılmaktadır. Dolayısıyla sosyal ortamlarda dedikodu, gıybet gibi gayri resmi şekilde yapılan suç ithamları ceza hukuku anlamında cezalandırılabilir fiil değildir. Bu yazımızda sizlere iftira suçu ve cezası, iftira suçunun şartları gibi konuları detaylı olarak anlatacağız.

İftira suçu Türk Ceza Kanunu madde 267'de düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iftira suçu, bir kişi hakkında soruşturma veya idari yaptırım işlemi uygulanması için şikayette bulunularak o kişiye hukuka aykırı fiil isnat edilmesidir. Bu suçun failinin, iftira attığı kişinin böyle bir suç işlemediğini bilmesi gerekmektedir. TCK md.268'e göre bir kişi işlediği bir suç nedeni ile hakkında soruşturma ve kovuşturma yürütülmesini engellemek amacı ile başkasına ait kimliği ve kimlik bilgilerini kullanırsa iftira hükümlerine göre bir yıldan dört yıla kadar ceza alması gerekmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu var olmayan bir kişi adına çıkarılan kimlikle işlenen suçun başkasının kimlik bilgilerini kullanma suçunu (TCK md.268) oluşturmayacağına hükmetmiştir. Genel Kurul bu durumda failin fiilinin resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2021/158 E. , 2021/245 K.) Bununla beraber Yargıtay hapis cezasının infazını engellemek amacı ile başkasına ait kimliği kullanan kişinin iftira suçunu işlemediği görüşündedir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/17645 E. , 2020/9775 K.)

İftiraya maruz kalan kişinin soruşturma makamlarına suç duyurusunda bulunma hakkı vardır. Ayrıca iftira mağduru kişinin asliye hukuk mahkemesine maddi manevi tazminat davası açması mümkündür.


İftira Suçu Şartları

İftira suçunun şartları TCK md. 267'de düzenlenmiştir. Buna göre iftira suçunun oluşması için aşağıdaki şartların oluşması gerekmektedir.

  • Öncelikle suçun failinin bir kişiyi hukuka aykırı bir fiil işlediği iddiası ile soruşturma ve idari makamlarına şikayet etmelidir. Dolayısıyla kamusal makamlara şikayet edilmeyen suç ithamları iftira suçunu teşkil etmez.

  • Ayrıca, suçun faili, iftira atılan kişinin böyle bir suçu işlemediğini bilmelidir. Bu nedenle fail eğer hata ile kişinin suç işlediği düşüncesi ile şikayette ve ihbarda bulunursa iftira suçunu işlemiş olmayacaktır. Bununla beraber failde mağdur kişinin suçu işlediği inancı ve düşüncesi bulunmaktaysa bu fiil iftira suçunu oluşturmayacaktır.

  • İsnat edilen eylemin suç olmasına gerek bulunmamaktadır. Disiplin suçu veya başka bir hukuka aykırı eylem de iftira suçunun konusu olabilir.

  • Suçun failinin iftira eylemini özel kasıtla işlemesi gerekmektedir. İftira suçunun mağduru belli veya belirlenebilir olmalıdır. Bu sebeple iftira suçu olası kasıtla işlenemez.

İftira suçunun şikayet veya ihbar yolu ile işlenmesi mümkündür. Fail şikayet yolu ile Savcılık, kolluk ve idari makamlara şikayet dilekçesi vermektedir. İhbar yolunda ise fail kolluk ve idari makamlara mağduru sözlü olarak ihbar etmektedir. Bu sebeple şikayet ve ihbar yolundaki temel fark suçun yazılı veya sözlü olarak işlenmesidir. Son olarak iftira suçunu failin basın ve yayın yolu ile işlemesi de mümkündür.


İftira Suçu Zamanaşımı

İftira suçu zamanaşımı, TCK'nın 68. maddesine göre belirlenecektir. Bu maddeye göre üst yılı beş yıl hapis cezası olan suçlar için dava zamanaşımı 8 yıldır. İftira suçu ve cezası da bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır. Bu nedenle iftira suçun temel şeklinde dava zamanaşımı 8 yıl olacaktır. Ancak iftira suçunun nitelikli hallerinin bulunması halinde hapis cezası artacağından dava zamanaşımı da artacaktır.

TCK md. 267/8 dava zamanaşımının başlangıç zamanını özel olarak düzenlemiştir. Buna göre iftira suçunun dava zamanaşımı başlangıcı mağdurun suçu işlemediğinin sabit olduğu tarih olacaktır.

İftira nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında zaman aşımı süresi 8 yıldır. Çünkü Türk Borçlar Kanunu madde 72 uyarınca haksız fiil aynı zamanda suç teşkil ederse daha uzun olan ceza kanunlarındaki zaman aşımı süresi uygulanacaktır. Buna göre iftira fiili aynı zamanda ceza hukuku anlamında suç olduğundan 8 yıllık zaman aşımı hukuk davalarında da uygulanacaktır. Sonuç olarak, iftira mağduru kişi iftira fiilini öğrendikten itibaren 8 yıllık süre içerisinde maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi iftira fiili nedeni ile 2 yıllık zaman aşımını uygulayan mahkemenin kararını bozmuştur. Özel Daire daha uzun olan ceza zaman aşımının olaya uygulanması gerektiğini belirtmiştir. (4. Hukuk Dairesi 2013/13088 E. , 2013/14505 K.)


İftiraya uğrayan kişi ne yapmalı?

İftira ile karşılaşan kişi Savcılık ve kolluğa şikayette bulanma hakkı vardır. Bununla beraber mağdura kendisine iftira atan kişiye maddi ve manevi tazminatı açma hakkı verilmiştir. İftira suçunun mağdurunun bu yolları takip ederek meşru vasıtalarla hak arama özgürlüğü bulunmaktadır.


Nitelikli İftira Suçu

Kanun koyucu iftira suçunun bazı şekillerini ağırlaştırıcı neden olarak belirlemiştir. Bu durumlarda haksız yere iftiraya uğramanın cezası artacaktır. Nitelikli iftira suçu şekilleri de TCK madde 267'de düzenlenmektedir. İftira suçunun nitelikli haller şu şekildedir;

İftira suçunun birinci nitelikli hali failin maddi eser ve delilleri uydurarak iftirada bulunmasıdır. Bu durumda failin cezası yarı oranda artırılacaktır. Bu gerekçe ile örneğin maddi eser ve delilleri uydurarak cinsel iftira atmanın cezası 2 yıl ile 8 yıl arasında hapis cezası olacaktır.

İftira suçunun ikinci nitelikli hali mağdurun iftira nedeni ile gözaltına alınmış veya tutuklanmış olmasıdır. Hakkında suçlamalardan aklanan mağdur gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa verilecek ceza yarı oranda artırılacaktır. Ayrıca iftira suçunun faili hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak cezalandırılacaktır.

Bir diğer nitelikli hal ise mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasıdır. Söz konusu durumda failin cezası yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezası olacaktır. İftira suçunun son nitelikli hali ise mağdurun cezasının infazına başlamasıdır. Failin cezası bu nitelikli halde yarı oranda artırılacaktır.


İftira Suçu İşleme Biçimleri

Anayasa madde 36 meşru vasıtalar kullanarak hak arama özgürlüğünü düzenlemektedir. Hak arama özgürlüğü idari ve adli makamlara başvuruda bulunma ve dilekçe hakkını da kapsamaktadır. TCK madde 267 bu özgürlüğün bir sınırlamasını oluşturmaktadır.

Türk Ceza Kanunu madde 267 iftira suçu işleme biçimlerini düzenlemektedir. Bu maddeye göre iftira suçu işleme biçimleri ihbar yolu ile, şikayet yolu ile ve basın yayın yolu iledir. İhbar yolu ile iftira suçu kamusal makamlara sözlü olarak ihbarda bulunarak gerçekleşmektedir.

Şikayet yolu ile iftira suçunda da fail kamusal makamlara yazılı beyanda bulunarak suçu işlemektedir. Bu suç işleme biçiminde fail Savcılık, Polis, Jandarma ve diğer idari birimlere yazılı beyan ve dilekçe ile iftira suçunu işlemektedir.

Son olarak, failin iftira suçunu basın yayın yolu ile işlemesi mümkündür. Türk Ceza Kanunu madde 6 basın yayını tanımlamaktadır. Bu tanıma göre basın yayın "her çeşit yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracı ile yapılan yayınlar"dır. Türk Ceza Kanunu madde 267/9'a göre iftira suçu basın yayın yolu ile işlenirse söz konusu mahkumiyet kararı eşdeğer basın yayın organında ilan edilecektir. Söz konusu ilanın masrafları da iftira suçunun hükümlüsünden karşılanacaktır. Ayrıca basın yayın yolu ile gerçekleşmiş bir iftira nedeni ile failin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmesi için etkin pişmanlığın aynı yöntemle duyurulması gerekmektedir.


İftira Suçu Cezası Nedir?

İftira suçu ve cezası, 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır. Örneğin namusa iftira atmanın cezası olarak fail 1 yıl ila 4 yıl arasında hapis cezası ile karşılaşabilecektir. Ancak failin suçu nitelikli halini işlemesi halinde bu ceza 30 yıla kadar çıkabilecektir. Kanun koyucu iftira suçun için etkin pişmanlık hükümleri düzenlemiştir. Böylece insanların haksız yere hapis cezası veya diğer hukuki yaptırımlarla karşılaşmasının önüne geçmek istemiştir.

Failin etkin pişmanlıkta bulunarak yapmış olduğu iftiradan dönmesi halinde cezada gerçekleşecek indirim adli ve idari soruşturmanın aşamasına göre değişecektir. Failin adli ve idari soruşturma başlamadan iftiradan dönmesi halinde cezasında beşte dört indirim olacaktır. Adli ve idari soruşturmaların diğer aşamalarına geçildikçe etkin pişmanlık indirimi azalacaktır. Böylelikle kanun koyucu iftira suçunun faillerinin daha erken bir aşamada suçundan dönmesini amaçlamıştır. Sonuç olarak failin etkin pişmanlıkta bulunması durumunda hakimin failin cezasında uygulayacağı indirimler aşağıdaki gibidir;

  • Fail mağdur hakkında dava açılmadan iftiradan dönerse hakim failin cezasında dörtte üç indirim uygulayacaktır.

  • Etkin pişmanlık mağdurun mahkum olmasından önce olursa hakim cezada üçte iki indirim yapabilir.

  • Mağdur mahkum olduktan sonra fail etkin pişmanlıkta bulunursa hakim cezayı yarıya indirebilir.

  • İnfaz başladıktan sonra fail iftiradan dönerse cezada üçte bir indirim olabilir.

  • İftira fiili nedeni ile sadece idari yaptırım söz konusu ise, fail idari yaptırım kararından önce fiilinden dönerse hakim cezanın yarısında indirim yapabilir.

  • Son olarak idari yaptırım kararı uygulandıktan sonra fail iftiradan dönerse hakim cezayı üçte bire indirebilir.

Dava açılmadan önce failin iftiradan dönmesi halinde hakim mutlaka cezada indirim yapacaktır. Fakat dava başladıktan sonra etkin pişmanlık olması halinde cezada indirim yapması hakimin takdirine bağlıdır. Sonuç olarak yukarıda yer alan anlatımlara göre hakim iftira suçu ve cezası belirleyecektir.


İftira Suçu Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası

İftira suçu nedeni ile mağdur olan kişilerin maddi ve manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Söz konusu iftira fiili Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız bir fiildir. Bu haksız fiil nedeni ile zarar gören kişiler de zararlarının tazmin edilmesini isteyebilirler. İftira suçu nedeni ile malvarlığında eksilme olan mağdurlar maddi tazminat talep edebilirler. Söz konusu maddi tazminat gözaltı ve tutukluluk sürelerinde kişinin çalışma gücünden yoksun kalması, avukatlık ücretleri vb. maddi giderleri kapsamaktadır.

Türk Borçlar Kanunu madde 58 kişilik hakları zarar gören kişilerin manevi tazminat haklarını hüküm altına almaktadır. İftira da kişilik haklarına saldırı olduğundan bu madde kapsamında mağdurun manevi tazminat talep etme hakkı vardır. Manevi tazminat miktarı iftira fiilinin mağduru şahsı manevi olarak tatmin edecek miktarda olmalıdır. Hakim Türk Ceza Kanunu madde 58 kapsamındaki manevi tazminatı belirlerken için şu kriterleri dikkate almalıdır.

  • İftira eylemi ve olayın özelliği,

  • Tarafların kusur oranını,

  • Tarafların sıfatı, bulundukları makamı ve sosyal ve ekonomik durumlarıdır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi söz konusu ilkeleri bir kamu görevlisine iftira suçu kapsamında uygulamıştır. ( 4. Hukuk Dairesi 2016/12779 E., 2018/7892 K.). İşyerinde iftiraya uğramak olarak tabir ettiğimiz bir olayı yaşayan işçi suç duyurusunda bulunarak şikayette bulunabilecektir. Ayrıca bu işçi iş sözleşmesini hemen feshedebilir ve işverenden kıdem tazminatını talep edebilir. Buna ek olarak işçinin kişilik hakları saldırıya uğradığı için manevi tazminat talep hakkı vardır.

Ceza davasında mağdurun beraat etmesi nedeni ile vekalet ücretinin alan mağdur lehine maddi tazminat hükmedilemeyecektir. Mağdurun avukatı ile yapmış olduğu vekalet sözleşmesi üçüncü tarafı yani suçun failini (davalıyı) bağlamayacaktır. (4. Hukuk Dairesi 2014/13309 E. , 2015/11731 K.) İftira nedeni ile maddi ve manevi tazminat davasında mahkeme ceza davasının kesinleşmesini beklemelidir. Ceza davası kesinleştikten sonra mahkeme ulaşılacak sonuca göre karar vermelidir. (4. Hukuk Dairesi 2016/11949 E. , 2018/7469 K.) Yerleşmiş yargı içtihatlarına göre hukuk hakimi ceza mahkemesinin belirlediği maddi olgu ile bağlıdır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/15679 E. , 2017/5915 K.)


İftira Suçu ve Cezası Yargıtay Kararları

Bu başlık altında iftira suçu ve cezası ile ilgili Yargıtay uygulamalarına yer vereceğiz. Yargıtay Ceza Dairelerinin ve Ceza Genel Kurulu'nun iftira suçu ile ilgili görüşleri şunlardır;

Yargıtay'ın incelediği bir olayda fail, aralarındaki ticari ilişkiye dayanarak kendi rızası ile mağdura çek vermiştir. Fail, mağdurun çeki çaldığı ihbarında bulunmuştur. Yargıtay 9. Ceza Dairesi bu olayda failin iftira suçunu işlediğine karar vermiştir. (9. Ceza Dairesi 2013/11657 E., 2014/2793 K.) Karşılıksız çek keşide suçundan yargılanan kişinin imzayı inkar etmesi iftira suçunu oluşturmayacaktır. (16. Ceza Dairesi 2016/2657 E. , 2016/3923 K.)

İftira suçunun failinin maddi eser ve delilleri ihbar veya şikayetten sonra uydurması halinde suçun nitelikli hali gerçekleşmeyecektir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/9114 E. , 2019/8529 K.) Söz konusu iftira suçunun işlenmesi için fiilin şikayet hakkı (Anayasa madde 74) kapsamında yer almaması gerekmektedir. Bu durumda sanığa iftira suçundan ceza verilmesi hukuka aykırı olacaktır. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/3372 E. , 2020/10221 K.)

İftira suçunun sanığının eylemlerinin maddi olgulara dayanması, ancak suçu ispat edememesi durumunda sanığa iftira suçundan ceza verilemez. Çünkü bu fiil Anayasa madde 74'te yer alan dilekçe ve şikayet hakkı kapsamında yer almaktadır. (8. Ceza Dairesi 2018/3372 E., 2020/10221 K.) Dolandırıcılık suçu faillerinin araç kiralarken başkasının kimlik bilgilerini kullanması dolandırıcılık eyleminin hile unsurudur. Bu sebeple dolandırıcılık suçu faillerinin eylemi iftira suçunun yasal unsurlarını oluşturmamaktadır. (15. Ceza Dairesi 2018/445 E. , 2018/6822 K.)


İftira suç ve cezası konusu hem ceza hem de özel hukuku ilgilendirmektedir. Bu nedenle iftira fiilinin bütüncül bir yaklaşımla incelenmesi gerekmektedir. İftira suçu ve cezası ile ilgili ceza ve özel hukuk işlemleriniz için aşağıdaki bölümden uzman avukatımızla online avukat görüşme randevusu oluşturabilirsiniz.



16 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page