top of page

Vergi Borcu Hangi Hallerde Silinir?

Güncelleme tarihi: 10 Kas 2022

Vergiler, devletin kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla, kişi ve kurumlardan, kanuna dayanılarak, cebren ve karşılıksız olarak mali güçlerine göre alınan ekonomik değerlerdir. Gerçek veya Tüzel kişilerin vergi borcu vergiyi doğuran olayın ortaya çıkması ile doğar. Ardından da kişilere somut olarak bu borcun iletilebilmesi için bir süreç işlemeye başlamaktadır. Bu süreç Vergi Tarhiyatı (miktarın belirlenmesi), Tebliğ, Tahakkuk (verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesi) ve tahsilden (ödeme) oluşmaktadır.


Ödenmeyen Vergi Ne Olur?

Ödenmeyen vergi borcunun olması halinde idare cebren tahsil yollarına başvurur. Ödeme emri yükümlüye tebliğ edilir, 15 gün içinde mal bildiriminde bulunması veya ödemesi istenir. Ödeme emrinin tebliğden sonra kişi borcu ödeyebilir veya 15 gün içinde dava açabilir. Ödeme veya mal bildiriminde bulunma yerine kişi hareketsiz de kalabilir. Ödeme emrinde, mal bildiriminde bulunulmadığı takdirde tazyik hapsiyle karşılaşılacağı yazılı olsa da tazyik hapsi uygulaması bulunmamaktadır.

Yükümlü ödemek için belirlenen vadeyi kaçırdığında bir de vade gününden ödenecek olan güne kadar geçen süre için gecikme zammı öder. Gecikme zammı şu anda verginin aslının aylık %1.6’sıdır. Kişinin malvarlığı, ipoteği vb. haczedilip paraya çevrilerek de cebren tahsil uygulanabilir. Ödeme emrine karşı dava açılması tahsilatı yani yürürlüğü kendiliğinden durdurmaz. Açılan davada böyle bir talebin bulunması halinde mahkeme, gerekli görürse tahsilatı durdurabilir.

Kişinin ödemesi için cebren tahsil yolları olarak şunlar kullanılabilir:

- teminat istenebilir,

- teminat paraya çevrilebilir,

- haciz uygulanabilir,

- kefile gidilebilir.

Cebren tahsil yollarının uzun sürmesi nedeniyle yükümlü mal kaçırma, iflas süreci vb. idarenin alacağı almasını tehlikeye düşürecek yollara başvurabilir. Böyle durumların önlenmesi için idare birtakım önlemler getirilebilir.


Borcun Ortadan Kalkması (Vergi Borcunun Silinmesi)

Ancak kanunda düzenlenen bazı hallerin gerçekleşmesi durumunda vergi borcu ortadan kalkmaktadır. Söz konusu haller şu şekildedir:

1- Ödeme

2- Zamanaşımı

3- Terkin

4- Uzlaşma

5- Vergi Afları


1- Ödeme

Vergi alacağını ve mükellefin vergi borcunu ortadan kaldıran olağan yol ödemedir. Vergi ve buna bağlı alacaklar kanuna uygun olarak ödenmekle sona ererler. Vergi borcu, mükellefin bu bakımdan bağlı olduğu vergi dairesine, kanunlarında gösterilen süreler içinde ödenir. Ödeme süresinin son günü verginin vadesi tarihidir.


2- Zamanaşımı

Vergi alacağını ortadan kaldıran bir başka yol zaman aşımıdır. Zaman aşımı, genel olarak, bir alacağın doğumunu takip eden ve kanunla belirlenmiş süre içinde alacaklının hakkını istememesi veya borçluyu dava etmemesi nedeniyle hak isteme veya dava açma imkânının ortadan kalkması olarak tanımlanabilir. Vergi hukukunda zamanaşımının kabul edilmesinin başlıca sebebi, alacaklının cezalandırılması değil, kamu yararıdır. Hukuk sistemimizde her bir borcun vadesi bulunmaktadır. Vergi borçları da bu kapsamda sonsuza kadar süren bir borç değildir. Zamanaşımı, idareyi vergi tarh ve tahsil işlemleri konusunda daha verimli ve etkin çalışmaya yöneltmesi ve yargı organlarının yükünü azaltması bakımlarından olumlu sonuçlar doğuran bir kurumdur. Vergi hukukunda, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanan zaman aşımı, mükellefin bu hususta bir başvurusu olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder. Yani zamanaşımı vergi hukuku alanında resen dikkate alınır. Bunun nedeni ise, vergi borcu ilişkisinin tarafların serbest iradeleri ile değil, kanunun emri gereği kurulmasıdır. Vergi hukukunda zamanaşımının iki ayrı türü bulunmaktadır. İlki, Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen ve vergi alacağının hesap edilebilirliğini etkileyen tarh zaman aşımı veya tahakkuk zaman aşımı olarak nitelendirilen zaman aşımıdır. İkincisi ise, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da düzenlenen ve vergi alacağının tahsil edilebilirliğini etkileyen tahsil zaman aşımıdır.

a) Tarh Zaman Aşımı (Tahakkuk Zaman Aşımı)

Vergi alacağı, vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi ile doğmakla birlikte, tarh ve tebliğ işlemlerinin yapılmaması hâlinde, mükellef için hukuki bir sonuç ortaya çıkmayacak, başka bir deyişle, alacak tahsil edilemeyecektir. Vergi dairesinin, mükellefin ödemesi gereken vergi miktarını hesaplayarak usulüne uygun şekilde bildirmesi belirli bir süre ile sınırlandırılmıştır. İşte, kanunla tayin edilen bu tarh zaman aşımı (tahakkuk zaman aşımı) süresi içinde tahakkuk ettirilmeyen vergi borcunun kalkması gerekecektir.

Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zaman aşımına uğrar. Örneğin, 5 Mart 2015 günü doğmuş olan vergi alacağına ilişkin tarh zaman aşımı (tahakkuk zaman aşımı) süresi, 1 Ocak 2016 günü işlemeye başlayacak, tarh ve tebliğ işleminin yapılmaması hâlinde, söz konusu alacak 31 Aralık 2020 günü bitiminde zaman aşımına uğramış olacaktır. Tarhiyatın mükellefe tebliğ edilmesinden itibaren artık tarh zamanaşımından söz edemeyiz. Tahsil kısmına geçilmiş olacağından Tahsil zamanaşımı hükümleri uygulanır.


b) Tahsil Zaman Aşımı

Tahsil zaman aşımı, vadesinin üzerinden kanunda belirtilen sürenin geçmesine rağmen, kamu alacağının tahsil edilmemesi hâlinde söz konusu olan zaman aşımıdır. Bu zaman aşımı türü, vergiler ve diğer kamu alacakları için geçerli olmak üzere Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir.

Kamu alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılın başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse, tahsil zaman aşımına uğrar. Örneğin, vade tarihi 30 Nisan 2010 olan kurumlar vergisi için tahsil zaman aşımı süresi, 1 Ocak 2011 günü işlemeye başlayacak, tahsil işleminin yapılmaması hâlinde, söz konusu vergi 31 Aralık 2015 günü bitiminde zaman aşımına uğrayacaktır.


Vergi Cezalarında Zamanaşımı Kaç Yıldır?

Ceza kesmede zaman aşımı da (VUK, m. 374) tarh zamanaşımı (tahakkuk zaman aşımı) kapsamında yer almaktadır. Bu zaman aşımı, genel olarak tarh zaman aşımına benzer. Kesilen ceza türüne göre süreler bulunmaktadır.


Vergi Ziyaı Cezalarında: Ceza kesmede zamanaşımı süreleri, vergi ziyaı cezasında, cezanın bağlı olduğu vergi borcunun doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıldır.


Özel Usulsüzlük Cezalarında: Usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıldır.


Usulsüzlük Cezalarında: Usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak iki yıl olarak belirlenmiştir.

Ancak, vergi ziyaı ile usulsüzlüğün birleşmesi hâlinde, ceza, vergi ziyaı cezasının zaman aşımı süresi içinde yani 5 yıl zamanaşımı olarak kabul edilir. Ceza ihbarnamesinin tebliği, tarh edilen verginin vergi ihbarnamesi ile tebliğine benzetilebilir. Her iki durumda da alacak ödenmesi gereken bir aşamaya gelmiş olmaktadır. Yani tebliğden itibaren zamanaşımından söz edilemez. Ancak tahsil zamanaşımı hükümleri uygulanmaya devam olunur.


Vergi Borcu Zamanaşımına Uğrarsa Ne Olur?

Tarh zamanaşımı (tahakkuk zamanaşımı) süresinin dolmasından sonra alacaklı vergi dairesinin vergiyi tarh ve tebliğ etme, bir başka deyişle, tahakkuk ettirme yetkisi ortadan kalkmış olur. Zaman aşımından sonra, vergi incelemesi yapılamaz, mükellefe ihbarname tebliğ edilemez. Tahsil zamanaşımının sonuçları da tarh zamanaşımının sonuçlarına benzemektedir. Süre dolduktan sonra, alacaklı kamu idaresinin, alacağını tahsil etme yetkisi kalkar. Zaman aşımı süresi dolduktan sonra ödeme emri tebliğ edilemez, tahsil ve takip işlemleri yapılamaz. Sadece, borçlunun kendi rızası ile yapacağı ödemeler kabul edilir.


3- Terkin Nedir?

Terkin, vergi alacaklısının (devletin) alacağını silmesi, alacağından vazgeçmesi olarak tanımlanabilir. Terkin sonucunda, vergi alacağı (ve dolayısıyla vergi borcu) bütün hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kalkar. Bu durumun bir sonucu olarak da, zaman aşımına uğramış alacağın aksine, terkin edilmiş alacak, borçlunun rızası olsa bile ödenemez. Terkin, niteliklerine göre sınıflandırılabilir. Nitelikleri bakımından, doğal afetler sebebiyle terkin, tahsil imkânsızlığı sebebiyle terkin ve tahakkuktan vazgeçme şeklinde sınıflandırılır.


Doğal Afetler Sebebiyle Terkin: Çeşitli doğal afetler sonucunda, mükelleflerin varlıklarının belli bir oranını kaybetmeleri hâlinde terkin uygulanır.


Tahsil İmkânsızlığı Sebebiyle Terkin: Vergi alacağının tahsilinin imkânsız olması veya ekonomik görülmemesi de bir terkin sebebi olarak kabul edilmiştir. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106’ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, yapılacak takip sonunda, tahsili imkânsız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan alacaklarda zaman aşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir.


Tahakkuktan Vazgeçme: İdarece tarh edilen vergi ve bunlara ilişkin cezaların toplam miktarının 21 Türk lirasını aşmaması ve tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının tespiti hâlinde idare tahakkuktan vazgeçebilir.


4- Uzlaşma

Uzlaşma, vergi idaresinin, ikmalen, resen ve idarece tarh edilen vergiler ve bunlara ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının tahakkuk edecek miktarları konusunda, mükelleflerle kanunda belirtilen koşullar dâhilinde anlaşması yoluyla vergi alacağının zam ve cezaları ile birlikte kısmen veya tamamen ortadan kalkmasını sağlayan bir vergi hukuku kurumudur. Uzlaşmanın başlıca amaçları, mükellef ve vergi idaresini vergi yargısının zaman alıcı işlemlerinden kurtarmak, verginin hızlı bir şekilde tahsilini sağlamak, yargı mercilerinin yükünü hafifletmek ve mükellefleri psikolojik bakımdan olumlu yönde etkileyerek vergiye karşı direnci azaltmaktır. Uzlaşma sonucunda, üzerinde uzlaşılan miktardaki vergi alacağı ve vergi ziyaı cezası ortadan kalkar. Uzlaşma talebinde vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde bulunulur.

Süresi içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, ancak, uzlaşma olmadığı takdirde dava açma yoluna gidebilir. Uzlaşmanın olmaması hâlinde, mükellef veya ceza muhatabı; tarh edilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu takdirde, dava açma süresi bitmiş veya 15 günden az kalmış ise, bu süre, tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar.

Uzlaşma ve cezalarda indirme hükümlerinin birlikte uygulanması mümkün değildir. Üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında indirme hükümleri; indirme hükümlerinin uygulandığı vergi ve cezalar için de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Ancak ceza muhatabının, uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyan ederek, olaya cezalarda indirme hükümlerinin uygulanması isteme hakkı vardır.


5- Yargı Kararları

Hukuka aykırı olarak tarh edilen vergiler, vergi yargısı mercilerince kaldırılabilir. Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler. Yargı merciinin, dava konusu yapılan vergi veya cezayı hukuka aykırı bularak iptal kararı vermesi ve bu kararın da kesinleşmesi hâlinde, söz konusu vergi alacağı da kalkmış olur.


Vergi Hukuku hakkında "Özelge İsteminin Reddine Karşı Dava Açılabilir mi?" ve benzeri konulardaki içeriklere ulaşmak ve Vergi Hukuku Avukatı ile online görüşme ayarlamak için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz!






51 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page